Ayşe K.: Liderlik yolculuğu üniversitede başladı
Başarı Hikayesi

Ayşe K.

Liderlik yolculuğu üniversitede başladı

Mühendislik öğrencisi Ayşe, Genç Safa’da özgüvenini yeniden inşa etti; kampüs temsilciliği ve saha gönüllülüğüyle liderliği yaşayarak öğrendi.

Özgüvenin kapısını birlikte araladık

Ayşe, Ankara’da mühendislik okurken kendini sürekli “yeterli değilim” cümlesinin içinde buluyordu. Sınıfta söz almak istiyor, proje sunumlarında eli titriyor, gönüllü çağrılarını ise “zamanım yok” diyerek erteliyordu. Üniversiteye başladığı ilk yıl, tanıdıklarının önerisiyle Genç Safa’nın kampüs buluşmasına katıldı. O akşam salonun ışığı yumuşaktı; kimse performans beklemiyordu, herkes dinleniyordu. Ayşe’nin içindeki yük, o saatlerde ilk kez hafifledi.

Ailesi onu destekliyordu; yine de Ayşe, başarıyı yalnızca not ortalamasına bağlıyordu. Bir gün kampüste duvara asılmış Genç Safa afişini gördü: “Önce insan, sonra mühendis” yazıyordu. Bu cümle onu durdurdu. Ertesi gün kayıt formunu doldurdu; eli titrerken gönder tuşuna bastı. İlk hafta yalnızca dinledi; üçüncü haftada masadaki tartışmaya tek cümle katıldı. O cümle mükemmel değildi, fakat samimiydi. Moderatör “devam et” dediğinde Ayşe, yıllar sonra ilk kez “devam etmek istiyorum” diye düşündü.

Küçük adımlar, kalıcı alışkanlıklar

Programın ilk haftalarında Ayşe, haftalık okuma halkasına dahil oldu. On beş kişilik bir masada kitapların yanında çay vardı; konuşmalar acele değildi. Bir gönüllü abla, “Senin sesin net; sadece kendine izin vermiyorsun” dedi. Bu cümle, Ayşe’nin defterine yazdığı ilk not oldu. Ardından liderlik atölyesine katıldı: ekip içinde görev paylaşımı, kriz anında sakin kalma, geri bildirim verme ve alma. Her modül sonunda “bugün ne öğrendim, yarın neyi uygularım” sorusu soruluyordu; Ayşe bu disiplini sınav dönemine taşıdı.

Üniversite liderlik atölyesi — Genç Safa

İkinci dönemde kampüs temsilciliği görevini üstlendi. Başlangıçta toplantı yönetmekten çekiniyordu; mentörü ona basit bir şablon verdi: açılış, gündem, söz hakkı, kapanış. Ayşe şablonu kendi üslubuna göre düzenledi. Üç ay içinde katılım oranı arttı; gençler “burada yargılanmıyoruz” diyordu. Bir öğrenci toplantı sonrası gelip “ilk kez bir etkinlikte konuşmadan ayrılmadım” dediğinde Ayşe, liderliğin yalnızca sahne almak olmadığını anladı.

Mentörü Elif Hanım, Ayşe’ye haftalık “üç satır” defteri tutturdu: bugün ne öğrendim, kime teşekkür ederim, yarın neyi deneyeceğim. Ayşe başta “çocuk işi” sandı; sınav haftasında defter onun panik anlarında sakinleşme aracı oldu. Laboratuvar grubunda çatışma çıktığında Ayşe arabuluculuk yaptı; teknik tartışmayı kişiselleştirmeden çözüme götürdü. Hocalarından biri “takım liderliği doğal geliyor” dediğinde Ayşe gülümsedi — bu doğallık bir gecede değil, aylarca tekrarlanan küçük cesaretlerle gelmişti.

Sahada büyüyen özgüven

Yaz döneminde Genç Safa’nın sosyal sorumluluk ekibinde gönüllü oldu. Mahalle ziyaretlerinde yaşlılarla sohbet, okul temizliği, kırtasiye dağıtımı… Ayşe başta “ben yapamam” dediği işlerde, ekip desteğiyle ilerledi. Bir gün yaşlı bir amcanın “gençler unutuyor sanıyordum” demesi, ona gönüllülüğün asıl kazanımını gösterdi: insanın kendini faydalı hissetmesi. O yaz sonunda proje raporunu sunarken sesi titremedi; göz teması kurdu, verileri anlattı, soruları sakinlikle yanıtladı.

Bugün ve gelecek

Bugün Ayşe, staj mülakatlarına farklı hazırlanıyor. Genç Safa’da öğrendiği değerler — emanet, dürüstlük, ekip ruhu — öz geçmişine yansıyor. Mezuniyet sonrası hedefi, mühendislik bilgisini toplumsal faydayla birleştirmek; enerji verimliliği projelerinde gönüllü gençlere mentörlük yapmak. “Liderlik yolculuğum burada başladı” cümlesi onun için bir slogan değil; her hafta tekrar ettiği bir söz verme biçimi. Ayşe, özgüvenini dışarıdan değil, düzenli emek ve güvenli bir çevre içinde inşa etti. Genç Safa ona kapı açtı; asıl yürüyüşü kendi adımlarıyla sürdürüyor.

Son dönemde üniversite kulübüne “güvenli konuşma alanı” protokolü yazdı; protokol Genç Safa’daki toplantı kültüründen esinleniyor. Yeni gelen bir öğrenci ona “Ayşe abla, sen olmasan buraya gelmezdim” dediğinde Ayşe, zincirin nasıl büyüdüğünü gördü. Staj görüşmesinde teknik soruların yanında “zor bir ekip durumunda ne yaptın?” sorusu geldi; Ayşe sahadaki örneği anlattı, sesi netti. Hikayesinin özeti şu: özgüven, alkışla değil; dinlenmekle, denemekle ve yanlış yapıp düzeltmekle büyür. Genç Safa ona bunu yaşayarak öğretti.